GAP Kadın Ürünü
GAP Kadın Ürünü Anasayfa GAP Hakkında Başarı Öyküleri İletişim GAP Kadın Ürünü
GAP Kadın Ürünü
GAP Kadın Ürünü GAP Kadın Ürünü
atölye ve ürünler
atölye ve ürünler
atölye ve ürünler
atölye ve ürünler
Başarı Öyküleri
 


- Genel Etkiler
- Okuma Yazma
- Kadının İnsan Hakları
- Girişimci Kadınlar

 

Okuma Yazma

Ş.Y, Okuma-yazma kursu katılımcısı, evli ve 4 çocuk annesi, Mardin Kızıltepe ÇATOM

Dört çocuk annesiyim. ÇATOM’a gelmeden önce okuma yazmam yoktu. Kendimi ifade edemiyordum, konuşmayı anlıyordum fakat istediğim şekilde konuşamıyordum. Telefon hanelerini bilmiyordum, kullanmayı bilmiyordum. Bir yere gittiğimde herhangi bir şeyle karşılaştığımda ne yapacağımı bilmiyordum, kendimi çok cahil hissediyordum. İlaç isimlerini bilmiyordum. Çevrem beni çok bilgili biri olarak görüyordu oysa benim hiç bilgim yoktu. Herhangi bir işte imza atmayı bile bilmiyordum. Bir ev kadını olarak televizyon izlediğimde sadece resimlere bakarak anlıyordum çünkü hiç okumam olmadığı için neyin ne zaman çıkacağını ve nasıl olacağını hiç bilmiyordum. Eşim lise mezunu olduğu için kendimi onun yanında cahil biri olarak görüyordum. ÇATOM’a gittikten sonra okumam yazmam oldu. Kendimi artık çok istediğim şekilde ifade ediyorum. Telefon kullanmayı öğrendim. Televizyon izlediğimde artık her şeyi anlıyorum ve biliyorum. Artık ilaç isimlerini biliyorum, tek başıma bir yere gidebiliyorum. Kendimi eskisi kadar cahil hissetmiyorum, adresimi yazmayı öğrendim. ÇATOM’un sayesinde hayatım değişti beni bu duruma getiren ve benim için çok değerli şeyleri sunduğunuz için tüm öğretmenlerime çok teşekkür ederim Bana bir harf öğretmenin kırk yıl kölesi olurum. Sizler bana bir harf değil benim hayatımı değiştirdiniz hepinize çok teşekkür ederim

F.K, Cizre ÇATOM Katılımcısı

Ben 57 yaşında evli ve yedi çocuklu bir ev hanımıyım. Bizim mahalleden ÇATOM'u duydum. Burada okuma-yazma kursu olduğunu, öğretmenin de bayan olduğunu duydum. Bu yaşa kadar okuma-yazma öğrenemediğim için çok üzülüyordum. "Yedi çocuktan sonra nasıl gidecektim?" diye düşünürken kızlarımdan destek alarak ÇATOM’a gidip kaydımı yaptırdım. Durumu eşime söylediğimde benimle alay edip "Bu yaştan sonra nasıl öğrenirsin?" diye beni caydırmaya çalıştı. Nasıl olsa defter, kalem, silgi, hece kitabı gibi malzemeleri de ÇATOM veriyordu. Kararımı verip eşimden gizlice ÇATOM’a gittim. Okuma yazma öğreninceye kadar eşime söylemedim. Okur-yazarlık belgemi aldıktan sonra eşime söylemeye karar verdim. Eşim evden işe gittikten sonra ÇATOM’a kursa katılmaya gidiyordum, akşam kahveye veya arkadaşlarıyla dışarı çıktığında ev ödevimi büyük bir azimle yapıyordum. Birinci ve ikinci kademe okuma yazma kursunu bitirdikten sonra belgemi eşime gösterdim. Eşim müthiş şekilde sevindi ve bana çok güzel bir hediye aldı. Artık kör değilim, çünkü okuyorum ve hatta ÇATOM kütüphanesinden hikaye kitapları bile alıyorum. Bu azmimden dolayı ÇATOM'un sayesinde Kaymakamlık tarafından yılın annesi bile seçildim.

Ö.A, Mardin Saraçoğlu Mahallesi ÇATOM Sorumlusu

Yıl içinde okuma-yazma kursu katılımcımız Fatime ablamızın Aile Haftası nedeniyle nikahının kıyılması bizim için çok önemli ve anlamlı idi. Öncelikle eşi bunu kabullenmek istemedi. Biz eğiticilerle birlikte onu ikna etmek için ziyaret ettik. 2 çocuklu Fatime ablanın nikahı kıyıldı. Katılımcılarımızla birlikte o mutlu anda onunla olmak bizi çok sevindirdi. Hele bizim vesile olmamız. Duygularını nasıl dile getireceğini bilemiyordu. Çok güzel eğlence düzenlendi. Bol bol hediyeler aldı. Bu olay bizim için çok önemli idi. Güzel bir başarıdan örnek vermek istiyorum. Okuma-yazma kursumuza gelen bir katılımcımızdan. Sultani abla 32 yaşında. Kendi kendine evde okuma yazma öğrenmiş. Ailesi İstanbul'da. Onlara mektup yazarken noktalama işaretlerini nerede kullanacağını bilmiyormuş. Özellikle imla kurallarını öğrenmek ve kendini geliştirmek için buraya geldiğini söyledi. "Mektuplarımı daha güzel yazmak istiyorum" dedi. Ama kendine inancı yoktu. "Ben bunu öğrenemeyeceğim" diye ümitsiz idi. Bizde ona "Bak sen okuma yazmayı kendi kendine evde öğrenmişsin, bunu da başaracaksın" dedik. Hocamızın çabalarıyla ve bizim ilgimizle. Bir gün evde kendi kendine ailesine mektup yazıp bize getirdi. Kendisi okuyup bize "Noktalama işaretleri doğru olmuş mu?" diye gösterdi. Herkes kendisini alkışladı. Bu ablamız halen kursumuza devam etmekte. ÇATOM'da farklı etkinliklerin olduğunu görünce (sağlık, hukuk eğitimi vs.) çok sevindi. Düzenli olarak diğer etkinliklerimize katılıyor. Yine okuma-yazmaya yeni, bir aydır gelen bir erkek katılımcımız daha var. Adı Ufuk. Kendisi spastik. Ailesi kendi elleriyle bize getirdi. "Ne olursunuz bu çocuğu da alın. Bütün okullara götürdük ama hiç biri onu almadı. Okuma yazmayı çok öğrenmek istiyor" dediler. Hocamızla görüştükten sonra onu kabul ettik. Ama ayrı 1 saatini ona ayırdı hocamız. Hani diğerleri rahatsız olmasınlar diye. İlk günler ablası ile geliyorken, artık tek başına gidip geliyor. Evde sabah erkenden kalkıp "Ben okula değil, Burhan öğretmene gideceğim" diyormuş. Babası gelip "Sizin sayenizde oğlum okuma-yazma öğrenecek. Hiç kimsenin yapmadığını siz yaptınız. Oğlumu defterinin başında görünce gözlerim doluyor. Size dua ediyorum" dedi. Ufuk'u herkes çok seviyor. İnanılmaz özel ilgi var ona. O da bizi çok seviniyor. Ona çok faydalı olacağımıza inanıyorum.

D.S, Mardin Evren Mahallesi ÇATOM Sorumlusu

Kız çocuğunun okutulmaması ve çalışan çocuklara ilgili düşüncelerimi aktarmak, sizlerle paylaşmak istiyorum. Yaptığımız hane ziyaretleri ve gözlemlerim doğrultusunda varmış olduğum kanı gerçekten çok önemli bir iş yapıyor olduğumuz. Mahallemizde kız çocuğunun okutulmamasının en önemli nedenleri kalabalık aile yapısı, kız çocuğunun ev işlerinden yükümlü olması, kardeşlerine bakmaktan sorumlu tutulması, "Yarının annesi, ev işini en iyi şekilde öğrenmeli" düşüncesi, okula gittiği takdirde başörtüyü çıkartacak, erkek öğrenciyle bir sırayı paylaşacak olmasının günah olacağı düşüncesi, ya da "Mühendis mi olacak? Çalışmasa da olur" gibi görüş ve düşüncelerden kaynaklanmaktadır. Erkek çocuklar ise bir işte çalışıyor olmaları (simitçi çocuklar, tatlıcı çocuklar, herhangi bir restoranda çalışan çocuklar vb.), kalabalık aile yapısı içinde kendilerini çalışmakla yükümlü görüyor olmaları, bir yandan okumaya çalışmaları bir yandan da bir işte çalışmalarının okullarını aksatmalarına, devamsızlık yapmalarına ve okul başarılarının düşmesine neden olması vb. nedenlerden dolayı okula gidememekte ya da okulu bırakmaktadırlar. Mahallemizdeki kadınlar sorunlarının farkında artık. Aile planlamasının önemini biliyor. İlk önce okuma yazmayı öğrendiler, sonra da çocuğuna "Dersini yaptın mı bakayım?" diyebilecek durumdalar. Okuma yazma konusunda tıkandığı noktada çocuğundan "Şunu göstersene! Nasıl okunuyordu?" diyerek yardım istiyor. Kendini yenileyebilmek için gazete, dergi ne bulduysa okuyor. Sorunlarını bizimle paylaşıyor.

 

 

 

 

 

_________________________________________________________________________________

© 2006 GAP Kadın Ürünü | Tüm Hakları Saklıdır | tasarım ve uygulama deezayn.com